24.02.2016

Eğitimde Ekonomik Temelleri

Davranışçı psikolojiye göre eğitim, kişide öğrenme yaşantıları yoluyla istendik davranış değişikleri oluşturma sürecidir.
Yapılandırmacı yaklaşıma göre ise, eğitim, yaşantılar yoluyla, deneyimleyerek, gözlemleyerek, deneme-yanılma yoluyla, kendi bilişsel şemalarını yapılandırma sürecidir.
Ekonomik insan; ihtiyaçların şiddetini ölçebilen, bunları sıraya koyabilen ve sağlayacağı faydayı azami kılacak şekilde sahip olduğu imkânları bu kaynaklara dağıtabilen insan olarak tanımlanabilir. Eğitim ekonomisi kıt kaynakları kullanarak çeşitli eğitim-öğretim hizmetlerinin üretimi, beceri, tutum ve davranışların oluşturulması e üretilen eğitim- öğretim hizmet- lerinin ve bilginin toplumunun çeşitli kesimleri arasında nasıl dağılacağı ile ilgilenir.

Eğitim hakkındaki ders sunumları şu linktedir.

Erikson'a ait psikososyal kişilik gelişiminin sınıf içinde uygulanmalı


Kişilik gelişimini belli dönemlere ayırarak ele alan Erikson, sekiz psikososyal dönem tanımlamıştır. Bu dönemlerin ilk beşi Freud’un psikoseksüel kişilik gelişim dönemlerine benzer. Bu sekiz dönem daha çok “aşama” olarak adlandırılır ve “aşamalı oluşum ilkesi” olarak bilinir. Erikson’un kuramındaki diğer bir önemli kavram “psikosoyal kriz”dir. Erikson’a göre her gelişim aşaması çevrenin gereklerine uyum sağlayarak kişinin aşma zorunda olduğu çatışmalar ve gerilimlerle belirlenmiştir. Bu çatışmalar ve gerilimler süresince bireyin kimliği tümüyle korunmaktadır. Ancak gelişimin sağlıklı sürdürülebilmesi için her aşamadaki kriz başarıyla çözümlenmelidir. Eğer kriz ilgili aşamada çözümlenemez ise sonraki aşamalardaki krizin tetik noktasını oluşturabilir ve çözümleninceye kadar sorun yaratır. Bireyin ilgili aşamadaki krizi atlatabilmesi o aşamaya özgü temel gelişim görevinin tamamlanması anlamına gelmektedir. Bir aşamayı yaşayan birey önceki aşamalardan kalan sorunlarla birlikte yaşamını sürdürebilir ancak bireyin çeşitli zorlanmalar karşısında bir önceki aşamaya gerilemesi mümkündür.  

PSİKOSOSYAL GELİŞİM AŞAMALARI


  1. Bebeklik Dönemi, Temel Güven – Güvensizlik (0-1 yaş)
  2. Okul Öncesi Dönem, Özerklik – Kuşku/Utanç (1-3  yaş) 
  3. Okul Öncesi Dönem, Girişimcilik – Suçluluk (3-6  yaş) 
  4. Çalışkanlık – Aşağılık Duygusu (6-12  yaş) 
  5. Ergenlik Dönemi, Kimlik Kazanma – Rol Karmaşası (12-20  yaş) 
  6. İlk/Genç Yetişkinlik Dönemi,Yakınlık (20-40  yaş)
  7. Yabancılaşma/Yalıtılmışlık Yetişkinlik Dönemi (40-65  yaş)
  8. Üretkenlik – Verimsizlik/Durgunluk Yaşlılık Dönemi, Benlik Bütünlüğü – Umutsuzluk (65 + yaş)


Erikson’un Psikososyal kişilik gelişimi kuramının sınıf ortamındaki uygulamalara yansımaları neler olabilir?

Eğitime yansımaları neler olabilir?
Öğretmen sorumlulukları nelerdir?
O yaşlardaki öğrencilerin eğitim açısından öneriler bulacağız. eğitim açısından öneriler bulacağız.
Bu hakkında sunum aşağıdaki linkte verilecektir:

Bu konu hakkında sunumlar aşağıdaki gibidir: 1, 2

9.07.2014

Değişen İnce Yapı Sabiti

-İki milyar yıl önceki fiziksel süreçlerin bugünkünden farklı olup olmadığını araştırmanın mümkün olduğunu mu söylüyorsunuz?

-Evet. Bu sayede doğa sabitlerinn iki milyar yıl önceki değerlerine bakabiliriz. Elektromanyetik süreçlerin α sabitine bağlı olmasına benzer şekilde kimi fiziksel süreçler doğa sabitlerinin katılımıyla gerçekleşir. Bu sabitlerin bazıları zaman içinde değişiklik göstermiş olabilir; artık bunu tespit edebiliriz.

Burada özellikler samaryum elementi önem kazanıyor. Samaryum lantanit grubundadır ve nadir bulunan bir metaldir. Samaryum çekirdeğinin nötron bombardımanına tutulması sonucunda, atom bir nötron fazla olan bir izotopa dönüşür. Çok yakın mesafede bir çekirdek rezonansın konumu, biraz da ince yapı sabitine bağlı bir enerji düzeyine geçer ve nötron tepkimesi çok daha yavaş gerçekleşir.

7.07.2014

Sanal Parçacıklar


Enerji ile zaman arasında da bir belirsizlik vardır, denklemi de şu şekildedir.

ΔE. Δt h
Denklemde anlatılmak istenen, çok kısa süreliğine enerji borçlanabileceğiniz. Bir parçacık çok kısa süreliğine başka bir parçacık olabilir. Dolayısıyla fotonlar birer elektron-pozitron çiftine dönüşebilir ve hemen akabinde yine birleşip bir foton meydana getirir. Gerçekten var olmayıp sadece kısa süreliğine belirsizlik ilkesinin bir sonucu olarak ortaya çıktıkları için bunlara sanal parçacık adı verilir. Kaynak: Harald Fritzsch Yanılıyorsunuz Einstein!, Newton, Einstien, Heisenberg ve Feynman kuantum fiziğini tartışıyor, metris yayınları 142-143,(2010)

Metal Üzeyinde Tünelleme

Tünellem etkisinin teknik uygulamasına dair bir not  dşmek istiyorum. Varsayalım pozitif elektrik yüküne  sahip, son derece sivri bir iğneyi negatif elektrik yüküne sahip bir metal yüzeye yaklaştırıyorsunuz. İğne yeterli mesafeye sahipse metal yüzeyle arasında elektriksel alan oluşur ama kım meydana gelmez. Ancak iğne yüzeye iyice yaklaştığında akım geçmeye başlar. Sebehi biliyor musunuz? Tünelleme etkisi bunu mümkün kılıyor.

21.06.2014

Amper André Marie (1775-1836)

Fransız matematik ve fizik bilgini. Lyron'da dünyaya geldi. Küçük yaşta matematiği, fiziği, edebiyatı, felsefeyi kendi kendine öğrendi. Matematiğe olağanüstü yeteneği vardır. onüç yaşındayken koni kesitleri üstüne bir kitap yeteneği vardı 13 yaşındayken koni kesitleri üstüne bir kitap yazdı. 1801'de Bourg'da fizik öğretmenliğine atandı. 1805'te Paris'te değişik okullarda fizik okuttu.1814'te Fen Akademisi'ne seçildi. Fizikte akımlarla mıknatısların karşılıklı etkilerini inceleyerk elektrodinamiğin ilk temellerini attı.  Bütün buluşlarını "Yalnız Deneyden Elde Edilen Elektrodinamik Olayların Matematik Teorisi Üstüne" adlı eserinde anlattı.  Arago ile birlikte elektromıknatısı buldu. Ömrünün sonuna doğru insan bilgilerinin tümünün sınıflandırmasını yapmak istedi: Bilimlerin Felsefesi. Ama sonunu getiremeden öldü. Elektrikte şiddet birimine onun adı verildi.
Kaynak: Görsel Alfabetik Genel Anks. cilt 1 görsel yayınları 36 (1985)

19.06.2014

Aleviler Hakkında

Alevi, Müslümanlar'ın dördüncü halife Ali'yi  aşırı bağlılık gösteren bölümü. Başlangıcı Ali ile muaviye arasındaki çekişmedir. Sıffin Şavaşı sonunda  Ali halifelikten çekilince, ondan yana olanlara Şii ya da Alevi dendi. Daha sonra Şiilik iranlılar'ın resmi mezhebi haline geldi, belli  kurallara bağlandı. Ama Alevilik yayıldıkça, yerel inançlara karışarak değişik tarikatlar halini aldı. Bunlar arasında Ali'yi Muhammed Peygamber'den aha üstün tutanlar bile türedi. Yakındoğu'da Aleviler, genellikle Doğu Anadolu, kuzey suriye ve ırak kesiminde bulunur. Ama trakya'ya kadar Anadolu'nun her tarafında Alevi toplulukları vardır. Bektaşiler de Alevi olmakta birlikte, asıl Alevilerden farklıdırlar. Alevilik genellikle kırsal kesimde, Bektaşilik ise kentlerde yaygındır. Ama her ikisinde de "eline beline, diline sıkı olmak" ilkesi geçerlidir. Alevilerin dinsel denetimi "dede" denilen ve sıfatı törenler, dedenin başkanlığında yapılır.  Ama bu tören birçoklarınca sanıldığı gibi ahlak dışı hiç bir öğe taşımaz. Ancak Aleviler'e özgü olduğu için gizli yapılır. Bu nedenle Aleviliğin hasımları onu "mum söndü" adıyla nitelerler.